Güncel haberler
Hava durumu - Merzifon
Merzifon Merzifon
Amasya Amasya
TCMB Döviz kurları
Dolar
 
Euro
 
Türkiye Tarım Haberleri
    Süt Sığırcılığı İpuçları

    Koruyucu hekimliği sadece hastalıklara karşı yapılan aşı olarak değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

    Aşağıdaki konuların koruyucu hekimliğin bir parçası olarak değerlendirilerek doğru bir şekilde uygulanması önerilir.

    • Barınakların uygun hale getirilmesi
    • Uygun besleme
    • Uygun sperma kullanımı
    • Aşılama
    • Karantina uygulaması

    Stresin bir süt sığırcılığı işletmesinde hayvan sağlığı, süt ve döl verimi açısından dikkate alınması gereken en önemli unsurlardan birisi olarak değerlendirilmesi önerilir.

    Başta ısı olmak üzere soğuk, nakliye, yem değişikliği, vb. bir çok farklı nedenden ortaya çıkabilecek olan stres, hayvanlarda solunum hızını artırır, yem alımını ve işkembe faaliyetlerini yavaşlatır, işkembenin dengesini bozar, asidosiz ve buna bağlı sağlık sorunlarının oluşma riskini artırır ve süt verimini düşürür.

    Nakliye sonrasında karşılaşılan ortam değişikliği ve besleme düzensizliğinden kaynaklanan nedenlerden dolayı virüslere ve dolayısıyla da hastalık yapan bakterilere karşı daha duyarlı hale gelen hayvanların bir an önce doğru bir besleme programına alınması, mümkün ise vitamin ve mineral takviyesi yapılarak, işkembe faaliyetlerinin ve metabolizma çalışmasının normal hale getirilmesi önerilir.

    Bol, sürekli ve temiz içme suyu süt inekleri için hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle ineklerin 24 saat boyunca diledikleri kadar su içebilecekleri bir ortam sağlanmalıdır.

    Hücrelere besinlerin ve diğer bileşenlerin taşınması,

    Besinlerin sindirimi ve metabolizması,

    Vücuttan atık maddelerin (idrar, dışkı ve solunum) ve terin atılması,

    Vücut sıvı ve iyon dengesinin korunması,

    Gelişmekte olan yavru için bir sıvı ortamın sağlanması gibi yaşamsal faaliyetler için gereklidir.

    Bir süt sığırının canlı vücut ağırlığının %56-81'i sudur. Vücuttaki suyun %20'sini kaybetmek bir inek için hayati tehlike oluşturabilir.

    (NRC-2001)

    İneklerin doğuma 3-3,25 kondisyon aralığında girmesinin sağlanması önerilir.

    Aşırı kondisyon (kilolu) ile doğuma giren inekler, doğumdan sonra hızlı bir şekilde zayıflar. Aynı zamanda süt vermeye başladığından ve iştahı azaldığından, enerji ihtiyacını karşılamak için vücut yağlarını (rezervlerini) aşırı bir şekilde kullanmaya başlar.

    Yağlar parçalanarak enerjiye çevrilmek üzere karaciğere gönderilir. Ancak, karaciğer yağları belirli bir miktara kadar parçalayabildiğinden, parçalanamayan yağlar karaciğere yapışır ve ortaya çıkan karaciğer yağlanması en başta döl tutmama sorunu olmak üzere bir çok sağlık sorununa yol açar.

    Günde 1-2 kez yapılan yemleme sayısı 4'e çıkarıldığında, sığırın günlük ortalama ağırlık kazancını (ADG) %16, yemlerin verimli kullanımını %19 artırmaktadır (Gibson, 1981). Bu durum, özellikle konsantre yem oranı yüksek rasyonlarla beslenen sığırlar için çok büyük fayda sağlamaktadır.

    Laktasyondaki süt inekleri üzerinde yapılan 35 deneyde; günde 4 kez yemleme yapıldığında, 1-2 kez yapılan yemlemeye göre süt verimi %2,7 ve süt yağ oranı %7,3 artmaktadır (Gibson, 1984).

    Artırılan yemleme sıklığı, ineklerde daha istikrarlı ve tutarlı işkembe fermentasyonu sağlamaktadır.

    (NRC-2001)