28 Şubat 2015 tarihinde Merzifon Akif Gülle Kültür Merkezinde, Merzifon Süt Üreticileri Birliği Genel Kurulu gerçekleştirildi.

Bölgemizdeki üye üreticilerin yoğun ilgi gösterdikleri ve Amasya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü temsilcilerinin gözetim ve denetiminde gerçekleştirilen kurulda, Birliğin faaliyetleri ve gelecekte uygulanacak planlar hakkında bilgi verilerek, tüm gündem maddeleri katılımcı üyelerin oyuna sunuldu ve oy birliğiyle kabul edildi.

Genel kurulun açılış konuşmasında, Birlik başkanı Güner ASLAN:

"Sayın Genel Kurul, Değerli Katılımcılar, Sevgili üyeler, İlimiz dışından gelen Süt Birlik Başkanları ve Misafirlerimiz, Hepiniz Birliğimizin olağan genel kuruluna hoş geldiniz!

Yaklaşık 16 yıldan beri bir üretici Birliğinde görev yapmaktayım. Bu dönem boyunca, üretici birliklerinin hem çok değer gördüğü hem de hiç değer verilmediği zamanlara tanıklık ettik. Konu ile ilgili gözlemim şöyledir:

Ülkemizde bugüne kadar devam eden kooperatif çalışmalarının çok başarılı olduğu söylenemez. Geldiğimiz noktada durumu değelendirdiğimizde:

1. Çiftçilerimizde, köylülerimizde, üreticilerimizde yeterli bir kooperatif bilinci oluşmamıştır.
2. Üreticilerimiz kooperatif hizmetlerini etkin hale getirememiştir.
3. Kooperatiflerin doğru yönetildiğinde çok etkin ve büyük bir güç olduğu fark edilmemiştir.
4. Kooperatiflerin ekonomik güçlerinin farkına varılmamıştır.
5. Üretilen ürünleri kooperatif adına pazarlamak değil bireysel olarak pazarlama yöntemi tercih edilmiştir.
6. Üreticiler mücadelelerini halen bireysel olarak yürütmekte ısrar etmektedir.

Günümüzde küresel sermayenin, üretim ve pazarlama konusundaki yöntemleri değerlendirildiğinde, üreticilerin ürün elde etme ve pazarlama konusunda bireysel olarak hareket etmeleri durumunda başarılı olması imkansız görünmektedir. Dünyada en güçlü kooperatif yapısına sahip olan Amerika ve Japonya gibi ülkelerin üreticileri ile rekabet etme şansımızı mevcut koşullarda neredeyse imkansızdır.

Üretim anlamında başarılı ya da başarısız dediğimizde aklımıza ne gelmektedir? Bu konuyu şu şekilde ifade edebilirim:

Başarı:
1. Yaşam şartlarımızın ve refah seviyemizin iyi bir derecede olması,
2. Çocuklarımıza iyi eğitim olanakları sağlayabilmek, üniversite gönderdiğimizde eğitim masraflarını karşılayabilmek,
3. Ailemizi ve çocuklarımızı hayatta karşılaşabilecekleri her tür sıkıntı ve hastalıkta destekleyebilecek maddi ve manevi olanaklara sahip olabilmek,
4. İhtiyaçlarımızı karşılayacak özelliklere sahip evlerde yaşayabilmek,
5. Her yıl kısa da olsa bir tatil yapabilmek,
6. İstediğimizde iyi bir lokantada yemek yiyebilmek ve ailemize bu olanakları sunabilmek,
7. İşletmemizin ihtiyacını görebilecek nitelikte tarım makinalarını alabilmek
olarak kabul edilebilir. Başarısızlık ise bu koşulların tam tersi durumun oluşmasıdır.

İşletmelerimizde bir sağım çukuru olmamasından dolayı, bir çok arkadaşımızın eşlerinin bel fıtığı rahatsızlığından mağdur olduğunu biliyorum. Basit çözümleri uygulamak yerine hayatımızı daha da zorlaştıracak ve bizleri sıkıntıya düşürecek işler yapıyoruz.

İşletmelerimizde standartlara uygun bir gübre yönetim sistemimiz olmadığından, halen gelişi güzel yöntemlerle tarlalara gübre serpmeye veya dağıtmaya çalışıyoruz. Bölgemizdeki işletmelerde yem karma ve karıştırma vagonları yok denecek kadar az.

Elimizde bugüne kadar üreticilerimizin fedakarlıkları ve çabalarıyla gelişerek gelmiş olan bir Damızlık Birliği var. Bölgemizde, 2008 yılında tesis edilen soğuk süt zinciri sistemimiz, halen 111 adet süt soğutma tankı ile çalışmaya devam etmektedir. Ancak, bu sistemin kapasitesi yeterli değildir. Kapasiteyi en az 3 katına çıkarmamız gerekiyor. Çünkü, bu artışı karşılayacak imkanlarımız mevcuttur.

16 yıl boyunca şunları da gördüm. Yukarıda bahsettiğim sorunların yanı sıra farklı sorunlarda yaratıyoruz. Bunlar nedir söyleyeyim:

Köy kalkınma kooperatifleri, Hay-Koop'lar, Köy-Koop, Ör-Koop, Et Birliği, Süt Birliği, diğer taraftan Damızlık Birlikleri ve daha bir çok üretici birliği kendi aralarında üreticileri paylaşamıyorlar. Ancak, üretici işletmesinin devamlılığını sağlamak için mücadele ederken, bir yandan da birliklerin Hizmet bedeli, aidat bedelini ödeme konusunda sıkıntı yaşamaktadır. Burada, asıl üzücü olan, bir çok birliğin başındaki şahısların üretici olmamasıdır. Üretici olmayan bir yöneticinin, mevcut durumu ve sorunları bir üretici kadar anlayabilme olasılığı oldukça zayıftır.

Bir kooperatif köydeki tüm üreticilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmeli ve ürünlerini satabilmelidir. Üreticilerin ürettiği fasulye, nohut, süt, vb. tüm ürünleri eder fiyata satarken, yem ve diğer ihtiyaçlarını da uygun fiyata temin edebilmelidir.

Bir kooperatif ve Birlik, üyesinin aleyhine oluşabilecek tüm kanunlara ve mevzuata karşı gerekli yasal girişimlerde bulunarak üreticinin hakkını koruyabilmelidir.

Mevcut durumu gözden geçirdiğimizde; verdiğimiz mücadelenin temel nedeni şudur:

Ülkemizin tarımsal üretime ihtiyacı var. Başka ülkelerin mallarının pazarlandığı yer olmamak için bir mücadele vermek gerekir. Bir Alman ya da Fransız üreticinin ürünlerini ülkemizde satın almak yerine kendi ürünlerimizin satılmasını ve değerlendirilmesini sağlamak zorundayız. Anadolu çok eski tarihlere dayanan medeniyetlerin yaşadığı topraklardır. Eğer bu topraklarda var olan bir peynir türünü veya diğer farklı ürünleri diğer ülkelere kaptırır ve korumayı beceremezsek, o ürünü yabancı ülkelerden almak zorunda kalırız.

Bir İngiliz The Telegraph gazetesinin web sitesinde yayınlanan bir haberde, 60 sağmallık bir süt işletmesi sahibinin eşi üretici bir İngiliz kadın şunu söylüyor: "Biz süt üreten çiftçilerin çıldırmış olması gerekir. Neden yeryüzünde harcadığımızdan daha az para kazanarak kirli ve tehlikeli bir işi yapmaya devam ediyoruz?"

Aynı şartlar bizim için de geçerli. Demek ki sorun ortak. Burada bizler Süt Birliğinin genel kurulunda bulunmaktayız. Amaç, küçük üreticilerin bir araya gelerek dayanışma içinde olmalarını sağlamak. Ülkemizin en büyük sorunu olan süt pazarlanmasından fiyat ve politikaya yön veren ve son yıllarda başarılı olan bir Süt Birliğinin genel kurulunu yapmaktayız. Burada söylediklerimin tek amacı sizlerle sorunlarımızı paylaşmak ve çözüm yolları aramaktır. Ailelerimizin daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamak, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sunmak için mevcut koşulları iyileştirmemiz ve durumu bir kez daha gözden geçirmek gerekiyor. Ancak, bizlerin çözebileceği sorunlar var, çözemeyeceğimiz sorunlar var. Çözebileceğimiz sorunlar şunlar:

1. İşletmelerimizin karlılığını artırmak için ıslah çalışması yaparak, kaliteli sperma kullanmak ve yüksek verim almak.
2. İşletmelerimizdeki hayvan sayılarını artırmak.
3. Yaptığımız işe bir meslek olarak bakabilmek.
4. Bildiklerimizi tekrar okuyarak gözden geçirmek.
5. İşletmelerimizi modernleştirmek.
6. Kooperatifleşmeyi güçlendirmek ve sahip çıkmak.
7. Köylerdeki tartışmaları bir kenara bırakarak, üretim adına birlikte çalışmak.
Yukarıdaki konuları yerine getirmek, yaşadığımız sorunların bir kısmını çözebileceğine inanıyorum.

Bu genel kurulun açılışını yaparken üretimizin bereketli olmasını diler, saygılar sunarım. Hepiniz tekrar hoş geldiniz! " dedi.

Genel Kurul Görüntüleri >>

Türkiye Tarım Haberleri

Türkiye Süt Sektöründen Haberler

Duyurular
Hava Durumu
MERZIFON
TCBM Döviz Kurları
Döviz Kuru
Alış
Satış
Dolar (USD)
Euro